ÜSTAD ZİYARETLERİ'NDE BU AY SEMAVİ EYİCE'Yİ ZİYARET ETTİK

Tarihle İç İçe Bir Ömür

Bostancı sahilinde, estetik yoksunu binaların içinde kendi havasını korumaya çalışan evinde ziyaret ettik Prof. Dr. Semavi Eyice hocayı. Bizi kapıda karşılayan hocamızı daha fazla yormayarak her köşesi tarih kokan salonuna geçtik ve başladık muhabbete. Yıllardır emek verdiği öğrencilerinin kendisini arayıp sormamasından şikayet eden Semavi Eyice, her daim vefalı olmayı bilen biz KOCAVlı gençlere teşekkür ederek, bir “pir-i fani” olarak aranılmaktan hoşnut olduğunu belirtti. Semavi hoca öğrencilerine gücenikliğini, vasiyeti olarak belirttiği “Bir gün Emr-i Hak vaki olduğunda kesinlikle cenazemin Edebiyat Fakültesi’nin Sanat Tarihi bölümüne götürülmesini istemiyorum. Ondan sonra bir takım zevat çıkıp da nutuk çekmesinler, merhum hocamızı böyle severdik, şunları yapardık falan demesinler.” sözleriyle ifade etti. Küçük yaşlarından itibaren tarihe olan merakıyla dikkat çeken Semavi Eyice, henüz ortaokuldayken İstanbul’un tarihi mekânlarının fişlerini tutarmış. Hocanın bu özelliği hocalarının da dikkatini çekmiş ve Sanat Tarihi alanına yönelme fikri de ilk bu zamanlarda ortaya çıkmış. 1922 doğumlu Semavi hoca, anlattığı hatıralarla bir bakıma İstanbul’un o dönemden bugünlere bir resmini çizdi. Bir tarihçi titizliğiyle anılarının en ince ayrıntılarını dahi hatırlayan Semavi Bey, İkinci Dünya Savaşı sırasında üniversitede okumak üzere gittiği Almanya’da yaşadıklarını da bizlerle paylaştı. 1944-45 yıllarında Viyana ve Berlin’de iki dönem okuduktan sonra zor şartlarla Türkiye’ye dönen Semavi Hoca, 1945 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi’nde 42 yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş. Anıtlar Kurulu’nda da görev almış olan hoca, o süreçte yok olmaktan kurtardığı bazı eserlerin de hikâyelerini bizimle paylaştı. Eski İstanbul’un siluetinin artık yok olduğuna dikkat çeken Semavi hoca, eskiden ustaların binalara şahsiyet kazandırdığına da değindi ve mevcut evinde de bunu korumaya gayret ettiğini belirtti. İlme önem veren KOCAVlılar olarak hocamızdan ilim hayatına dair tavsiyeler de aldık. Şahsi çalışmalar yapmanın önemine değinen hoca, “Kendiniz bir takım çalışma konuları bulun, kendiniz çalışın üzerinde. Bir şeyler kazandırın ilim dünyasına. O zaman sizi engelleyemezler.” diyerek bizlere ışık tutmaya çalıştı. Öğrencilerine her konuda destek olmaya çalışan Semavi Bey, aranıp sorulmamaktan duyduğu şikâyeti de dile getirdi. Yaklaşık 90 yaşında olan ve ilmi çalışmalarını yürütmeye gayretle devam eden Semavi Eyice, biz gençlere hâl diliyle örnek oldu. Halide Dursun hocamızın hazırladığı ebru tablosunu takdim edip, hocamızdan müsaade istedik. Muhabbetimize ayaküstü devam edip, Semavi Eyice’nin her köşesinde tarihten bir parça olan evinden ayrıldık.

                                                                                                                                                         Elif DARICI ( İhtisas 2)