“ULUĞBEYLER EMİN IŞIK ” BELGESELİNİN GALASI YAPILDI

Uluğbeyler belgesel dizimizin ikinci durağı, aşkı meşk eden gönül insanı,  Emin Işık oldu. Galaya, Emin Işık’ın yakın dostları, öğrencileri, ailesi, akademi, edebiyat ve sanat dünyasından yoğun katılımın olduğu belgesele KOCAVlılar katıldı.

“Uluğbeyler Emin Işık” belgeseli T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklendi.  “Uluğbeyler Emin Işık” belgeseli Vakıf mezunlarımızdan Murat Çeri tarafından çekildi. 71 dakika süren belgesel, 14 kişilik ekiple bir yılda tamamlandı. 

“Uluğbeyler, Bir İdeale Ömür Vermiş İnsanların Ortak İsmi…”

Saat 19’da başlayan  Galanın açılış konuşmasını Vakıf Başkanımız Av. Dr. Ali Ürey yaptı. Konuşmasında KOCAV’ın ahde vefaya verdiği önemi vurgulayan Av. Dr. Ürey, bu belgesel dizisinin de bunun en güzel örneği olduğunu söyledi.“KOCAV’ın amaçlarından biri nasıl ki münevverler yetiştirmekse bir diğer amacı da mevcut münevverlerin tarihte layık olduğu yeri almasını sağlamaktır. Vefa, KOCAV’ın olmazsa olmazıdır. İlme, ilim yapan münevvere saygı, KOCAV’ın olmazsa olmazıdır. Biz bu değerlerimizi hiç aksatmadan bugünlere kadar getirdik, bundan sonrada getirmeye devam edeceğiz. Bu çerçevede yapmaya, çalıştığımız faaliyetlerden biri de Uluğbeyler dizisidir. Uluğbeyler ile biz Türk Kültürü’ne hizmet eden, ister yaşayan ister Hakkın rahmetine kavuşmuş olan isterse iş adamı, isterse ilim adamı veya sanatkâr olan münevverleri konu ediyoruz. Çünkü bu milletin değerlerine hizmet sadece ilimle, sadece sohbetle sadece sanatla veya sadece para ile olmuyor. Bunların tamamıyla birden oluyor.”

Vakıf Başkanımız Ürey’in konuşmasının  ardından teşekkür plaketleri takdim edildi. İlk plaket belgesel filminin yönetmeni, KOCAV Mezunlarından Murat Çeri’ye Vakıf Başkanımız tarafından verildi. Daha sonra T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Yavuz Kanat’a Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Başkanı Av. Şerafettin Yılmaz tarafından KOCAV adına plaket verildi.

Son olarak  Uluğbey Emin Işık ve ona plaketi sunmak için Av. Dr. Ürey sahneye davet edildi. Kendisini alkışlar eşliğinde, ayakta sahneye uğurlayan seyircilerin saygısına ve sevgisine,  Emin Işık içten gülümsemeleri ve babacan tavrıyla  karşılık verdi. Takdimin ardından, duygu ve düşüncelerini paylaşmak üzere Hocamız kısa bir konuşma yaptı.

“Sadi Şirazi, Bostan kitabında bir hikâye anlatır. Eskiden hamamda kilin bizzat kendisi kullanılırdı. Saç baş sabunlandıktan sonra bir miktar o saça, toprak kil, yoğurt gibi yapılır boza kıvamında sürülür, bir hayli bekletilir sonra durulanır. Şimdi onu saç kremleriyle falan yapıyorlar ama hiç birisi onun yerini tutmaz. Orda demiş ki Ey kil! Sen toprak olmaya topraksın ama bu insanlar seni başlarına sürüyorlar, ilaç gibi kullanıyorlar. Bu kıymeti, bu değeri nerden kazandın da sen bu kadar baş tacı oldun, bu kadar kıymet kazandın, bu kadar değer kazandın?. Toprakta cevap verir. Ben gül ağacının dibinde büyüdüm der. Orda yaşadım. Bende bir şey yok, bütün koku; o gül ağacından elde ettiğim, gül yapraklarının üzerime dökülmesinden elde ettiğim kokulardır. O güzelliklerdir. Ben de biraz öyleyim. Şanslı bir insanım. Babam hocaydı, dedeme yetişmedim o da hocaymış din adamı onun babası İbrahim dedem yani babamın dedesi o da hoca. Kısacası ben değerli insanların elinde yetiştim, dizlerinin dibinde büyüdüm. Çok iyi ağabeylerim arkadaşlarım oldu. Celal Hoca, Nurettin Topçu, Mahir İz bizzat hem ders hocalarım oldu hem de onların evlerine sohbetlerine yakın ilişki içinde onların yakınlarında bulundum. Bütün değerim ondan ibarettir.  Bizde bir şey yok, Emin Işık et ve kemikten ibarettir. Ama insan öyle bir ortamda yetiştiği zaman bir şeyler bulaşıyor işte. Hastalık gibidir bu da,  bize de bir şeyler bulaşır.

Türk kültürü benim için bir bütündür.  Şiş kebabından, lahana turşusuna, davul zurnaya kadar ezan-ı Muhammediye kadar musikimiz, yemeklerimiz, adetlerimiz, geleneklerimiz, loğusa şerbetimiz hepsi bize mahsus olan bizi biz yapan neyimiz varsa dinimizden imanımızdan itibaren hepsine sahip çıkmak gerekir!

Program belgesel filmin gösterimi ile devam etti. Emin Işık’ın hayatını, doğumundan üniversite yıllarına, asistanlığından bugüne kadar çeşitli ayrıntılarıyla görselleştirilen belgesel de 17 kişi ile röportaj yapıldı.

Programın sonunda gelen misafirlere içinde “Uluğbeyler Emin Işık” belgesel filminin DVD’si ve KOCAV Yayınları’nın yer aldığı hediye paketleri takdim edildi.

Galaya Dair Görüşler…

Teşekkürler KOCAV

“KOCAV’a, Uluğbeyler belgeselinin ikincisinde kıymetli hocamız Emin Işık’a yer verdiği için çok teşekkür ederim. Belgeselde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. İlim dünyamızın en mümtaz şahsiyetlerinden Emin hocamız ile ilgili  küçük bir vefa örneği gösteren herkese çok teşekkür ederim. Bu çalışmayı çok kıymetli buluyorum. Allah Emin Işık Hocamıza sağlıklı ömürler versin. Başımızdan eksik etmesin. Allah tüm âlimlere, alim adaylarına Emin hocamın Hz. Mevlana’nın çok doğru olarak uyguladığı; Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol düsturunu uygulama bilinci nasip etsin.

KOCAV’a kültürümüze yaptığı kıymetli katkıları nedeni şükranlarımı sunarım. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.”

ŞORAY UZUN (SANATÇI )   

“Emin Işık Hoca’yı ebedileştiren hayatını gelecek kuşaklara canlı olarak aktarmayı sağladıkları için böyle belgesellerin çok büyük faydası olduğuna inanıyorum. Yapılan çalışma, sevenleri dilinden Emin Işık Hoca’yı sıcak olarak anlatmış onun düşüncelerini canlı hale getirmiştir. Vakıf adına yapılmış olması da bizim için de ayrıca bir değerdir. Ümit ediyorum böyle çalışmaların yani belgesel ve Türk kültürüne hizmet etmiş olan büyüklerimizin, fikir adamlarımızın alimlerimizin, kültür adamlarımızın gelecek kuşaklara aktarılmasındaki bu hizmet devam eder.

Uluğbeyler üst başlığı altında böyle belgeseller çekilmesi Türk milletinin tanınması açısından önemli. Bir insanın bir belgesel içinde aktarılması, yeni nesillere tanıtılması çok önemli inşallah bundan sonra çok daha kapsamlı çalışmaların öncüsü faaliyetler olur bu haliyle bile Türk milletine, Türk kültürüne büyük hizmet olarak düşünüyorum. Emeği geçen arkadaşlardan Allah razı olsun.”

Dr. Öğr. Üyesi Zekeriya KÖKREK (Sabahattin Zaim Üniversitesi)

Hem Hüzünlendik, Hem Güldük

“Öncelikle KOCAV’a, yönetmen ve tüm ekibe teşekkür ediyorum. Bir insan ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Bilhassa insanların hayatta bulunduğu bir devrede kendisine dostlarıyla birlikte yer vererek kıvamında bir şekilde tüm konuşmacılara yer vermelerinden dolayı güzel bir belgesel olmuş. Hem güldüğümüz hem yer yer hüzünlendiğimiz hem de bizim ağabeylerimizin, büyüklerimizin neler çektiklerini, neler gördüklerini, nasıl yetiştiklerini özet ama tam bir özet şeklinde kalbimize, gönlümüze beynimize girer bir şekilde anlamış olduk.”

Hayrullah CENGİZ (Ayasofya Müze Müdürü)

“Gala mükemmel organize edilmiş. Gayet düzenli ve gayet akıcı bir üslupla sürdü. Emin Işık Hocanın derin engin bilgisi, bu muhteşem kişiliği, o güzelliği, insanlığı, dostluğu fevkalade güzel figürlerle yansıtılmıştı belgeselde. Onun için değerli başkanınız Ali Bey’i tebrik ediyorum. Bu hizmet gönüllüsü arkadaşların hepsine de sevgi ve saygılarımı iletiyorum. “

Prof. Dr. Demir BUDAK (Yeni Yüzyıl Üniversitesi)

“Hocamızı Yakından Tanıdık”

“Belgesel ve bu gala ortamı çok duygusal ve anlamlıydı. Hem hocamızın konuşması hem belgeselde arkadaşlarının, öğrencilerinin konuşması ayrı bir özel ve güzellik katmış. Vakıfta seminer hocamız olmasına rağmen bu kadar detaylı bilgiye sahip değildim ve buraya katılmam güzel bir anlam buldu. KOCAV’ında buna vesile olması çok gurur verici bir şey. Şunu anladım ki belki de günün anlamlı cümlesi diyebiliriz; Emin Işık hoca okunması gereken bir kitapmış.  Her şey için emeği geçen herkese çok teşekkürler.”

Bahar OĞUZ (TBMM Milli Saraylar Mimarı)

“KOCAV ile tanışıklığım, çok eskiye dayansa da ilk kez böyle bir etkinlikte görev aldım. Bu konuda buruk bir mutluluk yaşıyorum. Burukluğum, biraz geç kalmış olduğumu düşünmemden. Keşke böyle etkinliklerde daha önce de yer alsaydım diyorum. Bu güzel etkinliğin mutfağındaki herkese sonsuz teşekkürler. Gelecekteki organizasyonlarda da ter dökmek temennisiyle....”

Emre DEMİRCİ (Giriş 2)

 

Uluğbeyler Emin Işık Künye

Yapımcı: KOCAV Yayıncılık

Yönetmen: Murat ÇERİ

Yapım Sorumlusu: İbrahim BİZ

Görüntü Yönetmeni: Mehmet Kürşat DURU

Metin Yazarı: Ahmet PAK

Görsel Efekt: Hasan TURGUT

Kurgu: Ahmet ŞAHİN

Müzik: Basar Productions

Seslendirme: Murat GÖKŞEN

Kum Sanatı Sanatçısı: Veysel ÇELİKDEMİR

Prodüksiyon Sorumluları: Mehmet TUNCER, Hüseyin Bideci

Ulaşım: Ahmet Cihat UYSAL

Kameramanlar: Reis YAŞAR

Deşifreler: Emir KARAKAYA, Şahin NERGİZ