TÜRKİYE'DE YABANCILARA DİL ÖĞRETİMİ

Türkiye'de Yabancı Dil Öğretimi Anlamında Türkçe Eğitimi

KOCAV Divan Sohbetlerinin post sahibi İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi  Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Necmettin Özmen idi. Sohbete Marmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümran Ay da katıldı. Yrd. Doç. Dr. Özmen sohbetin konusunun Türkiye'de Yabancı Dil Öğretimi Anlamında Türkçe Eğitimi olduğunu söyledi. Konuya geçmeden önce tatil için gittiği Paris'teki anılarından ve görev sebebiyle gittiği Pakistan'daki anılarından bahsetti.

Paris'in kültürel ve tarihi anlamda etkileyici bir şehir olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özmen, Lur ve Hermitaj Müzeleri'nin de görülmesi gereken önemli yerler olduğunu belirtti. Buralarda boyutu 20 m veya daha büyük olan 300-500 yıllık tablolar bulunduğunu ve bunların en ince ayrıntısına kadar dönemini yansıttığını dile getirdi. Türkiye'deki büyük eksikliklerin de Yahya Kemal'in de Türkiye'yi geri bırakan iki etkenden biri olarak gördüğü “resimsizlik” olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özmen resim kültürümüzün gelişmediğini ve tarihimizin resmedilemediğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın elçilikler nezdinde Türk Kültür Merkezlerinde veya yabancı üniversitelerin Türkoloji kürsülerinde eğitim verilmesi için oluşturduğu görevlendirme ile Pakistan'ın başkenti olan İslamabat'a giden Yrd. Doç Dr. Özmen Pakistan'da Türklere karşı ayrı bir özen ve hassasiyetin bulunduğunu, orada yaşayan insanların Türklere karşı Batı'ya duyduklarından daha fazla saygı duyduklarını ancak Türkçe'ye itibarlarının bulunmadığını ve Türk kültürünü bilmediklerini dile getirdi.

Değindiği bu kısa konuların ardından "Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretimi" konuşuldu.

Yrd. Doç. Dr. Özmen; Türkler'in yabancılara Türkçe öğretmek için çabaları ve önemli çalışmaları olmadığını, Eski Türkler'den Osmanlı Devleti'ne kadar hiçbir Türk Devleti'nin fethettiği yerlere Türkçe öğretmek için ciddi manada uğraşmadığını söyledi. İlk ciddi çalışmaların 1980'li yıllarda yapıldığını, 90'larda hız kazanarak 2000'lerde bitmiş olduğunu söyledi. 2007 yılında Yunus Emre Vakfı'nın, ardından 2009 yılında Yunus Emre Enstitüsü'nün kurulmasıyla Yabancı Dil olarak Türkçe öğretimi anlamında ciddi çalışmaların başladığını ifade etti. Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi gibi bazı üniversitelerin bu konu ile ilgili çalışmaları olduğunu ancak Türkçe öğretiminde verilen ders saatleri dolayısıyla bir birlik sağlanamadığını ifade etti. Bu konu ile ilgili yalnızca TÖMER ve Hazırlık Sınıflarının bulunduğunu, TÖMER'in herkese açık olmakla birlikte Hazırlık Sınıflarının sadece üniversite öğrencilerine yönelik olduğunu da ekledi.

"Türkçe'yi yabancı dil olarak öğretecek lisans programları, materyaller, dinleme videoları, dil laboratuvarları ve bu eğitim gerçekleştirilirken ihtiyaç duyulacak bir Sıklık Sözlüğü (En çok kullanılacak 2000 kelimenin derlendiği bir sözlük) mevcut

değil. Ayrıca bu eğitimi verecek donanımlı akademisyenlerimiz de ne yazık ki yok."

Yrd. Doç. Dr. Özmen son zamanlarda yapılan çalışmalar ışığında bu eğitimde kullanılacak bazı kitaplar bulunduğunu da söyledi: Ankara Üniversitesi'nin çıkardığı Hitit Kitapları, İstanbul, Yunus Emre Enstitüsü'nün çıkardığı Yediiklim, Doğan Günay'ın yazdığı İzmir, İpekyolu... Bu kitapların ise görsel açıdan ve kalite olarak iyi olmadıklarını belirterek yapılan çalışmaların çok eksik olduğunu dile getirdi.

Yrd. Doç. Dr. Özmen, Türkçe'nin öğrenilmemesi ile ilgili bir sorun olarak yurtdışında yaşayan Türklerde üçüncü kuşağın Türkçe'yi neredeyse hiç bilmediğinden bahsetti. Avrupa'da ikinci dil olarak Türkçe öğretiminin kalkması ve yabancı dil olarak verilecek hale gelmesinin de "Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretimi"ni olumsuz etkilediğini vurguladı. Bununla birlikte Rusya, Bosna gibi yerlerde Türkçenin bilindiğini ve Türkçe öğretimine ilgi duyulduğunu söyledi. Bosna'da ikinci yabancı dil olarak Türkçe'nin kabul edilmesini örnek olarak gösterdi.

Sohbet katılımcıların sorularının cevaplanması ile noktalandı.

Zülal Toprak (Gelişme 2)