TÜRK EDEBİYATINDA PEYGAMBER EFENDİMİZİN YERİ

Vakfımız Divan Sohbetleri programında 28 Mart 2014 günü Prof. Dr. Nihat Öztoprak ve Dr. Ümran Ay post sahipliği yaptı.

Öztoprak;  “Peygamber sevgisi Türk toplumunda izahı mümkün olmayacak bir muhtevadır. Bu sevgi münasebetiyle Hz. Peygamber Edebiyatımızda ziyadesiyle yer almaktadır’’. Diyebiliriz ki eğer konu Peygamber sevgisiyse tüm milletlerin edebiyatları toplansa yine de Türk Edebiyatı ağır basacaktır. Bizim Divanlarımızda şairlerimiz, Allah’ın varlığını birliğini övdükleri tevhid ve münacaat kısımlarından hemen sonra naat bölümüyle Hz. peygambere duydukları sevgiyi ve saygıyı dile getirmişlerdir. Fuzuli’nin bütün eşyanın yaratılma sebebi Hz. Peygamber’dir ve daha nebiye ihtiyaç olmayan dönemde Onun nuru yaratılmıştır manasındaki şu beyiti, edebiyatımızda Peygamber sevgisine emsal teşkil etmektedir:

Ey vücûdun eseri hilkat-i eşyâ sebebi,

Nebî ol vakt ki bil-fî’l gerekmezdi nebî.

 Hz. Peygambere bağlılığı göstermek adına pek çok eser yazılmıştır. Bunlara örnek olarak siyer,  Ahmediyye, Hadisi Erbain, hilyeler gösterilmekle birlikte Peygamberimizin hicretini, miracını, savaşlarını konu alan pek çok eser bulunmaktadır.” Prf. Dr. Nihat Öztoprak;  Peygamber Efendimizin Emin, Sıdk, İsmet, Ahmed, Mustafa gibi pek çok sıfatlarına değindikten sonra Hz. Peygamberin bilmediğimiz pek çok mucizesini anlattı ve namazın önemini anlatan şu mucizeyi bizlerle paylaştı. “Hz. Peygamber akşam namazını kıldıktan sonra Hz. Ali’nin dizinde uykuya dalar; fakat Hz. Ali namazını henüz kılmamıştır, Peygamberi uyandırmaya da kıyamaz. Hz. Peygamber kalktığında bu durumdan kendini sorumlu tutar ve batmakta olan güneşi geri çağırır. Böylece Hz. Ali namazını kaçırmamış olur.” Hz. Peygamberin mucizelerini ve sıfatlarını anlatırken bizlerin de bildiği mucizelere ve sıfatlara değindikten sonra bir Divan Sohbetinin daha sonuna gelindi.                  

 MELİKE ALAGÖZ (Giriş 2)