Temel Hedefler

Kültür Ocağı Vakfı, ülkelerin kalkınmasında, medeniyetlerin inşasında ve gelişmesinde, pratik hayata uygulanabilen ilmi bilginin ve bu bilgiyi üretecek münevverlerin misyonunu göz önüne alarak, Türk Milleti'ne ve O'nun değerlerine yabancı olmayan, aksine milletiyle ve değerleriyle bütünleşmiş, vatansever, üzerinde yaşadığımız vatanın bütünlüğünü tartışılmaz değer olarak kabul eden, ezberci olmayan, araştırıcı ve sorgulayıcı kafaya sahip, ilim adamlarının, münevverlerin yetişmesine katkıda bulunmak maksadıyla kurulmuştur.

Düşünmenin lüks veya zillet sayıldığı bir ülkede, fikir üretebilme potansiyelini bünyesinde barındıran, anlatmaktan çok anlamaya çalışan, kendisini bu toprağa ait hisseden bireyleri bir araya getirerek veya aralarında koordinasyonu sağlayarak, bir fikir platformu meydana getirmek te Kültür Ocağı Vakfı'nın temel hedefleri arasındadır.

Kültür Ocağı Vakfı, ülkemizin gelişmesinde, milli ve üstün bir medeniyetin yeniden inşasında misyon üstlenmeyi kutsal bir görev telakki etmektedir.

Kültür Ocağı Vakfı, hedeflerini ortaya koyarken ve çalışma programını yaparken, insanoğlunun her şeyden önce bir “kul” olduğu gerçeğini hep göz önünde tutmuştur ve tutmaya da devam edecektir.

Temel İlkeler

Vakfımız, en az hedefler kadar, metodunda meşru olması gerektiği ilkesini tartışılmaz bir gerçek kabul etmektedir. Bu sebeple çalışmaların her safhasında bu ilkeden asla taviz verilmeyecektir.

Kültür Ocağı Vakfı, insanın, maddi ve manevi yönleriyle bir bütün olduğunu kabul ettiğinden, faaliyetlerini belirli konularla sınırlamadan, hayatı kuşatan ve insanı ilgilendiren her konuyu faaliyet alanında kabul etmektedir.

Kültür Ocağı Vakfı, çalışmalarını, amatör bir ruhla, ancak profesyonel bir anlayış içerisinde; idealist bir delikanlının samimiyeti ve enerjisiyle, ancak yetişkin bir insanın sağduyusuyla sürdürecektir.

Vakfımız, faaliyetlerini sürdürürken, tüzel kişilik olarak, bütün ideoloji, parti, cemaat, etiket ve şablonların dışında ve üzerinde kalmaya özen göstermeyi en temel ilkelerden birisi olarak kabul etmektedir. Ancak bu, vakıf üyelerinin düşünce ve hürriyetlerine rezerv koymak anlamında değildir. Üyeler, tabi olarak bir parti, ideoloji veya cemaate mensup olabilirler veya ilgi duyabilirler. Bu tamamen kendi şahsi tercihleridir ve vakfın tüzel kişiliğini bağlamaz.