ŞEHİR KAVRAMI VE İSTANBUL

 Yıllardır Kültür Ocağı Vakfı’nın vazgeçilmezleri arasında yer alan Divan Sohbetleri Hacı Arif Bey konağında şömine ateşinin, ruhlara verdiği sükûnet ve huzur eşliğinde başladı. İlk Divan Sohbeti heyecanıyla başlayan sohbette konuklar ise Prof. Dr. Mahmut Çamdibi ve Prof. Dr. Tayfun Amman idi.

 Çamdibi şehir kavramından sohbete girdi. O’na göre bir şehrin şehir olabilmesi için belli bir birikime sahip olması gereklidir, yani şimdi İstanbul diye bildiğimiz Başakşehir, Avcılar hocamıza göre şehir sıfatını taşımamaktadır. Örneğin, bir yeri tarif ederken filan caminin veyahut filan hamamın civarı diye tanıtabilecek düzeye ulaşılması lazımdır. Sohbet gittikçe derinleşiyor, şöminedeki odunlar alevleniyordu. Konu artık İstanbul’da azalan nezakete gelmişti. Neden İstanbul’da nezaket azalmıştı? Çamdibi bu konuyu Mehmet Akif’in çok güzel bir hikâyesiyle özetler. Bir gün Mehmet Akif arkadaşıyla buluşmak üzere sözleşirler. Buluşma günü hava şartları çok kötü olduğundan Mehmet Akif’in arkadaşı Akif’in gelmeyeceğini düşünerek komşusunun yanına gider. Fakat Akif ne pahasına olursa olsun söz vermiştir ve arkadaşına sözleştikleri saatte gider. Kapının zilini çalan Akif, arkadaşının komşusuna gittiğini öğrendiğinde büyük bir üzüntü duyar ve arkadaşıyla uzun müddet konuşmaz. Bizim de asıl sorunumuzun birbirimize karşı olan güvenimizin azalması ve bunun sonucunda da nezaketimizin yok olmasıdır.

Söz Mehmet Akif’ten açılmışken Çamdibi bir konuya daha değindi. Aslında Anadolu’nun edebi, nezaketi İstanbul’dan gelmekteydi. İstanbul her şeyin kaynağı olduğu gibi edebinde kaynağıydı ve bu edep tüm Anadolu’yu etkilemişti. Şahsiyet konusu üzerinde yoğunlaşan Çamdibi şahsiyetin göstergesi edeptir diyerek şahsiyetli insanların özelliğini ortaya koymuştur. Peki, biz şahsiyetli insan olmayı nereden, nasıl ve kimden öğreneceğiz? Tayfun Amman nerden öğreneceğimizi şöyle aktardı: "Cenab Şahabettin’in bir sözü var, ahlak artık kitaplarda kaldı. Şimdi ise ahlak artık eski kitaplarda kaldı." Bu güzel sözün üzerine Mahmut Çamdibi öğrenmenin en kolay yolunun örnek alarak olacağını söyledi. Öğrenmenin en iyi yolunun ise aileden geldiğini ve her şeyin temelinin aileden başladığını belirtti. Şahsiyetli olmak için öneriler sıralayan Çamdibi iyi bir musiki dinleyicisi olmak, sözleri yerli yerinde kullanmak ve duaları güzel yapmak gerektiğini söyledi. Bu arada Çamdibi’nin dinleyicilerine , "Sınavdan çıkınca arkadaşınıza ilk olarak ne söylüyorsunuz? Sorusuna cevap olarak "dinleyicilerden gelen  “Geçmiş olsun" cevabı üzerine ne kadar yanlış ve uygun olmayan bir yerde kullanıldığını söyledi ve bunun yerine "Allah mübarek etsin." denilmesini tavsiye etti. Bunun üzerine kelimelere yoğunlaşıldı. “ Başarılar” yerine “Allah muvaffak etsin.” denilmesinin yerinde olacağını söyledi.

Sohbetin son kısımlarına doğru ise kültür üzerine yoğunlaşıldı ve bu dönemdeki gençler üzerindeki sorunlardan bahsedildi. Gençleri anlamanın temelinde anlaşılmanın yattığını ve eğer gençleri anlayabilirsek sorunun çözümünün en büyük kısmının çözüleceğini belirtti. Ayrıca kültürün emirle olamayacağını, edinme ile ancak hayat bulacağını ifade etti. Bu sözlerin ardından divan sohbeti sona erdi.