OSMANLI DÖNEMİ HUKUK SİYASET İLİŞKİSİ

Osmanlı Dönemi Hukuk Siyaset İlişkisi

“Kaybolan Ahlakın Peşinde” üst başlıklı konferans/panel/açık oturum dizimizin konuğu Marmara Üniversitesi EdebiyatFakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Cüneyd Köksal oldu. Prof. Dr. Köksal yaptığı konuşmada “Osmanlı Dönemi Hukuk Siyaset İlişkisi”nden bahsetti.Osmanlı dönemindeki hukuk ve siyaset ilişkisini anlatmaya dönemin hukuk sisteminin nasıl işlediğinden bahsetti.

Osmanlı’da Hukuk Anlayışı

Prof. Dr. Köksal, Osmanlı dönemindeki hukuk anlayışını geniş bir şekilde inceleyerek dönemin siyasetine de değinerek bilgilerini aktardı. İlk olarak dönemin hukukunun şer’i ve örfi hukuk olarak ikiye ayrıldığını hatırlattı. Şer’i hukukun günümüzdeki özel hukuka yani medeni hukuka mahsus olduğunu, kamu hukuku söz konusu olduğunda ise günümüzdeki düzenlemelerin örfi hukuk ile gerçekleştirildiğini söyledi. Siyaset ile hukukun ilişkisine ise İslam hukukunun temellerine bakarak değindi. “İslam’da siyaset başlı başına bir meşruiyet alanı mıdır yoksa şeriatın alt kümesi midir?” sorusunu açarak konuşmasına başlayan Köksal, günümüzde hala bu sorunun tartışılan bir mesele olduğunun altını çizdi. Sorularına “Şeriattan bağımsız olan bir alan var mıdır? Bu bağımsızlığı nasıl ele almalıyız?” tartışmasını ele alarak devam etti. Bu tartışmaların daha önceden de olduğunun altını çizerek, Osmanlı’da 16. yüzyılda giderek artmasına değindi. Bunun sebebini de o dönemde güçlü hükümdarların var olmasıyla açıkladı: “15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet ile birlikte Osmanlı’nın merkezileşmesi söz konusu. Bu, 16. yüzyılda da devam eder; Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi güçlü hükümdarlar bu dönemde yer alır. ‘Kamu hukukunu kim yapmalı?’ gibi bir sorunun arkasından ‘Yönetici mi yapmalı yoksa bu sorumluluk ulemanın mı?’ yeni sorular türedi. Çünkü İslam’da da esasında hukuk devletin işi değildir. Modern devlet öncesinde klasik İslam hukuku söz konusu olduğunda hukuk sivil alimler tarafından üretilirdi. Devlet de bu hukuku uygulardı. Fakat yöneticinin devre göre İslam’da her mezhep arasında uyulması gereken farklı kurallar olduğu için birini seçmeye hakkı vardır. Tarihe baktığımızda da bunu bu şekilde uygulamışlardır.
Bugünkü kamu alanı dediğimiz hukukun bölümüne geldiğimiz zaman Osmanlı döneminde ilk yazılı kanun koyan kişinin Fatih Sultan Mehmet olduğunu söyledi. Osmanlı döneminde her padişah tahta çıktığında kendisi ile birlikte hukuk sisteminin de değişmesine rağmen Fatih’in kanunnamesinin girişinde yer alan “Atam ve dedem kanunudur. Benden sonra dahi evladım da bununla amel edeler.” ifadesinin kendisinden sonra hüküm süren padişahlar tarafından da uyulduğunu söyledi.

Osmanlı’yı Dönemlerine Göre Doğru Ayırıyor Muyuz?

Günümüzde Osmanlı döneminin yükseliş, duraklama, çöküş gibi dönemlere ayrılmasının doğru olmadığının altını çizen Asım Cüneyd Köksal, bunun sebebi olarak da her dönem içerisinde hukuksal olarak değerlendirmeler yapıldığında ilerleme ve değişmenin söz konusu olduğunu gösterdi:“Osmanlı dönemine birtakım kalıplarla değil, daha çeşitli yelpazelerle yaklaşmamız gerekiyor. Osmanlı sadece siyasi dönemlerden oluşan bir devlet değildi, kendi içerisinde farklı zenginliklere sahipti.”
Asım Cüneyd Köksal,konferansını misafirlerden gelen soruları cevaplayarak sonlandırdı.