KOCAVLI HUKUKÇULAR İFTARDA BULUŞTULAR

26 Mayıs 2015 Ramazan akşamı Kültür Ocağı Vakfı’ndan hukukçular hep birlikte iftar yapmanın heyecanını yaşadılar. İstanbul Üniversitesi öğrenci yemekhanesinde gerçekleştirilen iftar yemeği, Türkiye’nin dört bir yanından gelen, Kültür Ocağı Vakfı’na gönül veren çok kıymetli hukukçu misafirlerle ayrı bir lezzete kavuştu. Asırlarca İstanbul semalarını süsleyen ve İstanbul Üniversitesi’ne yoldaşlık eden Süleymaniye Camii’nden okunan ezanla oruçlar açıldı ve iftar yemekleri yendi. Ardından Vakıf Başkanımız Av. Dr. Ali Ürey KOCAV Hukuk Araştırmaları Kürsüsü’nün faaliyetleri hakkında bilgi verdiği bir konuşma yaptı. Kürsünün faaliyetlerini şu sözlerle özetledi: “Birinci amaç, hukuk camiasını bir araya getirip vakıf çevresinde bir hukuk ağı oluşturmak. İkinci amaç, hukuk alanında akademik çalışmalar yapmak. Üçüncü amaç, hukuk öğrencilerinin bu yapıdan istifade ederek iyi birer hukukçu olması için çalışmak. Ve iki yıldır da bu amaçlardan ilki için bu iftarları organize ediyor. Kış aylarında da Ankara’da da hukuk camiasını bir araya getiren bir organizasyon yapmıştık o da ilgi ve alakaya mazhar olmuştu.” Vakıf Başkanımızın konuşmasının ardından HSYK 1. Daire Üyesi Mehmet Durgun da kamu alanında çalışma yapan hukukçuları temsilen bir konuşma yaptı. Ardından ise akademik alanda çalışmalar yapan hukukçuları temsilen İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Kendigelen konuşma yaptıktan sonra program sona erdi. KOCAV bu yılki geleneksel iftarını 27 Haziran 2015 Cumartesi günü İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirdi. İftara KOCAV Vakıf Meclisi, Mütevelli Heyeti Üyeleri, seminer hocaları ve aileleri, vakıf mezunları ile öğrenciler katıldı. Beş yüzü aşkın kişinin katıldığı iftarın ardından Vakıf Başkanımız Av. Dr. Ali Ürey kürsüde yerini aldı. “Sevgili dostlar bir Ramazan günü bir iftar sofrasında yine beraber olduk. Dört bir yandan gelen arkadaşımız var, hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Maalesef on yıllardır olduğu gibi yine hüzünlü bir Ramazan yaşıyoruz. Daha üç gün önce Doğu Türkistan’da on sekiz kişi sadece ve sadece oruç tuttukları için katledildi. Mustafa Cemiloğlu hala Kırım’a giremiyor, hala anavatanında oruç tutup iftar yapamıyor. İslam dünyasının, Türk dünyasının dört bir yanı gözyaşı, kan deryası içinde. Özümüze döndüğümüzde de karşımıza iki önemli kavram çıkıyor: Egoizm ve basiret. Değerli dostlar maalesef İslam dünyası egoizmin zirve yaptığı bir dünyayı temsil ediyor. Egoizm sebebiyle bir araya gelip kardeş olamıyoruz, bu sebeple birbirimizi sevemiyoruz. Hâlbuki Allah katında birbirini sevmeyenlerin tam kemale ermesi, tam bir mümin olması mümkün değildir. Bir diğer sorun da basiretsizlik. Maalesef gerek devlet yöneticilerimiz gerek bizler aldatılmaya çok yatkın durumdayız. Ben bu coğrafyanın, Türk ve İslam dünyasının basiret sahibi yöneticilerin ve insanların yaşadığı bir dünya olmasını şu mübarek Ramazan günü yüce Rabbimden niyaz ediyorum.