KOCAV BÜLTENİ 43. SAYISI EDİTÖR YAZILARI

KOCAV bu yılki Bahar Dönemi’ni birlikteliğin hasbilikle yoğrulduğu, ilmin harmanlandığı bir ortamda tamamladı. 2015 yılının ülkemizi ve dünyayı ilgilendiren Ermeni Meselesi ve Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı olması dolayısıyla Konferans/ Panel/Açıkoturum dizisinde bu konular ele alındı. Tarih Muhasebesinde Ermeni meselesi ile ilgili konferanslar, karşılıklı kültür ilişkileri, reformlar ve İstanbul Patrikhanesi’nin rolü gibi ana başlıklarıyla ayrıntılı olarak işlendi. Çanakkale Zaferi’ni de

Mehmet Niyazi Özdemir hocamızdan dinledik. Birlikteliğin kuvvetlendiği, özün sahiplenildiği, ilmin, irfanın ve aşkın erbablarından öğrenildiği bir ortam olan Divan Sohbetleri’nde medeniyetin ihyası için mensuplarımız, gençlerimiz, hocalarımız buluştu. Bu yetmedi hocalarımızı evlerinde ziyaret ederek medeniyetimizin temellerinde yatan tarihimizde yolculuk yaptık. 20. yüzyılın yetiştirdiği en büyük şairlerden ve devrin Türk halkının umudu olan Bahtiyar Vahapzade’yi Ahde Vefa Sunum’larımızda andık. Fikri zenginliği ve çok çeşitli eserleriyle Peyami Safa’yı Öğrenci Sempozyumu’nda derinlemesine ele aldık, inceledik ve dersler aldık. İlmi faaliyetlerini gençlerin birer aydın olarak yetişmesindeki gayretlerine Mütevelli heyetimizin, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu Gençlik Politikaları Çalıştayı’na katılmayı da ekledi. Birçok konunuda bilgilendirmelerin yapıldığı Çalıştayda vakfımız kültür ve sanat üst başlığı ile birikimler gençler için aktarıldı. İstanbul Aşığı’nın başarısında yatan sırlara vakıf olmaya çalıştık. Sanatımızı miniklerle buluşturduk, paylaştık ve geleceğe hazırladık. Dergilerimizde yepyeni yüz ve yepyeni konularla iki alanda farklılıklarla karşınıza çıktık. Bu güzel faaliyetleri yaparken birlikteliğimiz büyüdü ve bu güzellikleri daha da genişletmek için yeni binamızı almaya karar verdik. Şimdi ise burada birkaçtanesini zikrettiğimiz faaliyetlerimizin geri kalanına bakmaya geldi sıra. Buyrun “Hilâl’in Gölgesinde, Kalemin İzinde” yürüyenlerin izlerini takip etmeye… Allah’ın adıyla.

Meryem KARAKULAK

Herkesin kendi hikâyesi var bu dünyada. Hikâyemiz şekillenirken hayatımıza giren her yeni insan, hikâyemize ayrı bir soluk katar. Hikâyeler birleşir, roman olur, efsane olur ötelerde. “Ben”in ötesine geçip, “biz” demenin keyfine varırız. Aynı şeye güler, aynı şeye ağlarız, aynı yolda yürürüz. Nereye mi yürürüz? Yüreğimizin götürdüğü yere ama her zaman iyiliğe, Bismillah diyerek hayra niyet edip yürürüz. Nice yolları aşındırır, “biz”e nice “ben”ler katar, yolumuza devam ederiz. Bazen durur ne kadar yol aldığımıza bakar, daha ileriye gitmek için güç toplarız. Yine dolu dolu geçen bir dönemi geride bırakırken, heybemizi elimize aldık ve neler biriktirmişiz

diye baktık. KOCAV’da bu yıl 7 Mart 2015 günü başlayan KOCAV Seminerleri, 2 Mayıs 2015 günü gerçekleştirilen Peyami Safa Öğrenci Sempozyumu ile tamamlandı. Seminerlerin yanında düzenlenen Başarı Öyküleri ve İmza Günü ile mensuplarımızla ve hocalarımızla dersin dışında farklı platformlarda buluşma imkânı bulduk, onların hikâyelerini de kendi hikâyelerimize kattık.

Yayınlarımızla daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışırken, derdimizi daha iyi anlatmak, derdimizle hemhal olanları da dinlemek için Düşünce Sohbetleri’nin ilkini gerçekleştirdik. Yaza

merhaba dediğimiz bu günlerde, coşkumuzu sahalara da taşıdık. Birbirimize rakip görünsek de dostluğu kazanan taraf belleyip, spora da imzamızı attık. Bu süreçte “Biz”i o kadar büyüttük ki mekânlara sığamaz hale geldik. Yeni binamızı da nice yeni hatıralar biriktirmek niyetiyle almaya karar verdik. Bir kazan koyduk ortaya ve çorbamızı kaynatmaya başladık. Çorbada tuzunun bulunmasını isteyen herkes az çok demeden elinden gelen katkıyı sağladı ve sağlamaya devam ediyor. Hikâyesini hikâyemize ortak etmek isteyen, bu sofranın bereketinden nasiplenmek isteyen herkesi “biz”e bekleriz…

Elif DARICI