KİM VAR DİYE SORMAYIN... BURADALAR..

Daha Dün Gibiydi… KOCAV Bülteni olarak 40. sayımızın hazırlıklarını yapıyorduk. Hepimizde bir heyecan… Özel bir sayıyı hazırlamanın mutluluğu… Zaman öyle bir geçmiş ki, 50. sayının hazırlıklarını yapmaya başlamışız aynı duygularla… Bu heyecanı yaşarken bir yandan da aynı derecede yaşadığım bir kaygı oluyor içimde. Bu görevi bana güvenip veren insanların güvenini boşa çıkarırsam, hakkını veremezsem, ya bir hata yaparsam? Zihnimi meşgul eden bu sorular matbaadan gelen dergileri elime alır almaz bir anda gidiveriyor. Hele bir de çevremde dergileri okuyan insanları görünce yayın kurulundaki ilk günkü mutluluğumu tekrar tekrar yaşıyorum.

Kültür Ocağı Vakfı’nın çatısı altından geçmiş ama farklı farklı sebeplerden ötürü fiziki manada uzak kalsalar da gönül bağını koparmayan KOCAVlıların hasretini biraz olsun dindiren bir dergidir KOCAV Bülteni. Konferanslar, divanlar, ahde vefalar, düğünler, doğumlar… Vakıf çatısı altında gerçekleşen her faaliyetin duyurulduğu bir dergi…

Dile kolay, 13 yıl önce tohumları atılmış, 50. sayıya ulaşmış. Kimler gelmiş kimler geçmiş bu sürede. Ayşe, Emrah, Fatih, İlknur, Yıldız, Yunus Emre, Abdullah Oğuz, Akif, Esra, Merve, Ümran… Ve daha niceleri… Kimisi doktor, kimisi öğretmen, kimisi avukat, kimisi bankacı, kimisi akademisyen. Birbirinden oldukça farklı alanlarda bulunan insanları aynı çatı altında topladı KOCAV Bülteni ve toplamaya da devam ediyor.

Meryem, Elif, Metehan, Burak, Ahmet, Batuhan, Şeyma, Büşra, Emir, Songül, Zehra, Zülal… Ağabeylerinden, ablalarından devraldıkları bayrağı daha ileri taşımak için çalışıyorlar.

Üstat Necip Fazıl gençliğe nasıl sesleniyor?

"Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...

Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik...

Gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir nida kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...

Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...

…"

Bizler de bize emanet edilen KOCAV Bülteni’ni bu şuurda daha ileriye taşımak için daha çok çalışacağız.  Böyle bir yolda yürümeyi nasip ettiği için Allah’a binlerce kez şükürler olsun. İlk günkü heyecanla daha çok çalışmak için burada olduk ve Allah’ın izni ile burada olmaya devam edeceğiz.

Kübra BAŞ

(KOCAVLI Mezun)