İSTANBUL GEZİLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

KOCAV, her sene bahar döneminde düzenlediği “İstanbul Gezileri” programını 3 Mayıs 2015 Pazar günü Sanat Tarihçisi Fatih Köse’nin katılımıyla gerçekleştirdi. İstanbul’daki kültürel miraslarımızı yerinde görmek ve yaşadığımız şehrin tarihi geçmişini gezerek öğrenmek isteyen KOCAV öğrencilerinin isteği doğrultusunda gezi güzergahı Şehzadebaşı Camii ve çevresi, Süleymaniye Camii ve çevresi, Derinlerden Siperlere Çanakkale 1915 Müzesi, Yeni Cami ve Çevresi olarak belirlendi. Medeniyetin detaylarda gizli olduğunu söyleyen Köse, cami avlusunun revak sütunlarındaki bilezik yazılarına dikkat çekti. Tarihe düşülen notlar olarak değerlendirildiğinde geçmişe ışık tutan bilezik yazıları, KOCAVlılara zamandan kesitler sundu. Cami ve çevresi gezilerek, külliye yapıları incelenip, eski ahşap konakların yoğunlukta olduğu Zeyrek’ten Süleymaniye’ye doğru yol alındı. Yolumuzun üstünde bulunan günümüzde Vefa Lisesi olarak eğitime hizmet veren Mütercim Rüştü Paşa’nın konağı görüldü. Köse, Vefa Lisesi’nin İstanbul’un geleneksel yapısına sahip sayılı okullarından biri olduğunu söyledi ve mevcut alan içerisinde farklı yüzyıllara ait yapıların da olduğunu ekledi. Köse, “Süleymaniye Camii merkezi plan şemasına sahiptir. Cami ile kilise arasındaki farklardan biri; ‘Resim ve yazıdır.’ ‘Kiliselerdeki resim ve ikonaların yerine camilerde yazılar yer almıştır.’ Cami ve Külliye kompleksinin içerisinde önemli alanların başında mezarlık ve türbeler gelmektedir. Bunların içerisinde en dikkat çeken ise farklı sembol ve biçimdeki mezar taşlarıdır. Mezar taşı üç açıdan önemlidir: 1. Tarihe ışık tutan kaynaklardır. 2. Taş oymacılığının ön planda olduğu sanat eserleridir. Mezar taşları ölen kişinin statüsünü de gösterir. Eğer ölen kişi kadınsa mezar taşı daha süslü, çiçekli ve bezemeli olur. 3. Dönemin dili, edebiyatı, felsefesi mezar taşlarına yansır. Mekan-anlam ilişkisini vurgulayan Köse; camilerde namaz ile ilgili ayetler, çeşme yapılarında su ile ilgili ayetler, kütüphanelerde okuma ile ilgili ayetler, imarethanelerde yemek ile ilgili ayetler olduğunu dile getirdi. Süleymaniye’den Sirkeci’ye doğru ilerlendi ve Osmanlı Dönemi’nin son yapılarını inceleme fırsatı bulundu. Köse, 1. Ulusal mimarlık akımı etkisindeki yapıların, Batı etkisindeki İstanbul yapılarına karşı çıkmak için ortaya çıktığını dile getirdi. Osmanlı döneminin son yılları ile cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalarıyla tanınan Mimar Kemalettin’in Eminönü’ndeki 4. Vakıf Han’ı ile güzergahtaki birçok yapıyı görme fırsatı bulundu. Eminönü’ndeki Türkiye İş Bankası Müzesinin bünyesinde Çanakkale Savaşı’nın 100. yılını anmak için açılmış olan Derinlerden Siperlere Çanakkale 1915 Müzesi, ziyaret edildi. Daha sonra Yeni Camii ve çevresi gezilirken, Cami cephesinde taş üzerine oyulmuş güneş saatlerine dikkat çekildi. Osmanlı döneminde namaz vakitlerinin güneşin düştüğü yerdeki gölgeye göre belirlendiği ve o dönemde sadece güneş saatini okumak için yetiştirilmiş görevlilerin olduğu dile getirildi. Böylece Sanat Tarihçisi Fatih Köse eşliğinde Tarihi Yarımada’daki kültürel gezimiz tamamlandı.