Gönüllülerinin Gözünden Bir Çocuk Bir Umut Derneği

Gönüllülerinin Gözünden Bir Çocuk Bir Umut Derneği

Nilhan DİLEKLİ, Merve ÖKSÜZ

KOCAV, fedakârlık hususlarında azimli olmak gerekliliğini bizlere sunmuş olduğu imkânlarla her seferinde gösteriyor. Çağımızın ihtiyaç duyduğu her şeyin biriktiği bu Kültür Ocağı’nda, değerli hocalarımız kendi yaşamlarından, zamanlarından ettikleri fedakârlıklarla ufkumuzu genişletiyor ve bizlerin mesuliyet şuurunun manasını anlamamıza yardımcı oluyorlar. Bu düsturla kapısından içeri giren gençlerin kendilerini yetiştirmesinde karşılık beklemeden el uzatıyor ve başarılarıyla daima iftihar ediyorlar. Bu çatı altında hasbilik ve samimiyetle çıkılan yolun sonunda bir gönüle ulaşma mutluluğunun en büyük servet olduğunu öğrenerek “Kim var?” diye sorulduğunda sağına soluna bakmadan “Ben varım!” diyen, elini taşın altına koyma fedakârlığını gösteren KOCAVlı gençler vazife tevdi edilmesini beklemeden üzerlerine düşeni yapma gayreti gösteriyorlar.

Bizler de KOCAVlı gençler olarak KOCAV çatısı altında manasını kavramaya çalıştığımız fedakarlık şuurunu yolumuzun kesiştiği Bir Çocuk Bir Umut Derneği’nde gönüllü olarak birleştirmeye çalıştık. Dernek içinde çeşitli faaliyetlerde görev alarak “Gelecek için umut, çocukların kalbinde sevgi” olmak isteyen diğer tüm gönüllü arkadaşlarımızla birlikte her ay başka bir şehrin köy okulunda eğitim gören çocuklara okumanın önemini anlatmak üzere yola çıktık. Yolun sonunda bir çocuğun yüzündeki tebessüm olmayı, gönlüne umut tohumu ekmeyi amaç edinen BÇBU ailesinin hikâyesini yakından anlatmak için Dernek Başkanımız Sema Bozkurt ve gönüllü arkadaşlarımıza sizler için bazı sorular sorduk.

Sema Bozkurt’u Tanıyalım:

Ben Sema Bozkurt, 1993 İstanbul doğumluyum, Sivaslıyım. Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nden mezun oldum. 2013 yılında Bir Çocuk Bir Umut Derneği henüz sadece bir öğrenci kulübüyken bünyesine katıldım. Yıllarca kulübün farklı alanlarında gönüllü olarak görev aldım, 2017-2019 yıllarında kulüp başkanlığı görevini üstlendim. 2019’dan beri de dernek başkanlığı görevini yürütmekteyim.

 

Bir Çocuk Bir Umut Derneği’nin kuruluşundaki fikir nedir?

“Kurucumuz Erkam Avcı 2010 yılında başka bir STK ile yatılı bölge okullarında proje yapmıştı. Yatılı bölge okullarıyla ilk defa o zaman karşılaşmış ve çok etkinlenmiş, üniversiteye döndüğünde benzer bir öğrenci kulübü aramış bulamamış ve kendisi kurmaya karar vermiştir. Erkam Avcı, Kulübü kurma hikayesini şöyle anlatır. “Üniversite ikinci sınıf öğrencisiyken beni bu kuruluşa iten motivasyon köylerdeki çocuklardan aldığım enerji ile ülkem için iyi bir şeyler yapma isteğiydi. İyi bir okulda okuyordum, herhangi bir sıkıntım yoktu ve ülkem için karşılıksız bir şey yapmalıydım, bu benim vicdani görevimdi. Köylere gitmeliydik. Oralardaki çocuklara üniversiteyi anlatmalıydık. En ücra köylere ulaşmalıydık. Çünkü oralarda sevgi ve masumiyet hala mevcuttu. Bu saflıkla yoğrulan çocuklara bilimi ve sevgiyi aşılarsak her şeyin daha güzel olacağına inandım. Köylerde sevgi ile büyüyen ve bilimle, kitaplarla tanışan bir çocuk büyüdüğünde doğaya veya hayvanlara zarar vermez, insan haklarına saygı duyar, adaletsizlik yapmaz düşüncesi ile yola düştük. Yolda olmamız lazımdı bir ideolojim yoktu idealim vardı. İdealim çocukların daha güzel bir gelecek için bizlere umut olmasıydı.” 2015 yılında ise yarattığımız etkinin farkında olarak daha fazla imkana sahip olmak ve daha fazla çocuğa ulaşmak adına dernek olma kararı aldık. 2017 yılında ekip arkadaşlarımız Gökhan Dinç, Dilara Bektaş Dinç, Özge Ataman’ın katkısı, Mehmet Emir Cangir ve Ayşe Begüm Yücel’in de büyük desteği ile derneğimiz kuruldu.”

 

Derneğin hedefleri nelerdir?

“Yapılan projelerle dokunulabilecek en fazla çocuğa dokunmak. ‘Dernek sayesinde birçok şey başardım.’ diyen, gönüllü olan, çevresine ve ülkesine faydası olan farkındalık sahibi gönüllü sayısını artırmak ve eğitimde fırsat eşitsizliğini en aza indirmek için projeler gerçekleştirmeye devam etmek hedeflerimizdendir.

 

Dernek faaliyet alanı nelerdir?

“Gerçekleştirilen tüm projeler çocuklar ve gençler üzerinden şekillendiriliyor. Sosyal sorumluluk bilincini artırıcı, insanlar arasında maddi ve manevi dayanışmayı ve yardımlaşmayı sağlayıcı ve eğitimde fırsat eşitsizliğini temel alarak çözüm üretici projeler gerçekleştiriliyor.”

Derneğin hangi faaliyetleri hangi amaçla gerçekleştiriyor?

Bir El de Sen Uzat Anadolu’ya Projeleri’nin temel amacı köy okulları ve yardıma ihtiyaç duyan diğer eğitim kurumlarına projeler düzenleyerek eğitime devam etmeyi teşvik etmek, kütüphane, eğitim materyalleri desteğinde bulunmaktır. Gittiğimiz okullarda, hepsi alanında uzman akademisyenler tarafından oluşturulup onaylanmış atölye çalışmalarıyla binlerce çocuğa bilimi ve okumayı sevdirmeyi amaçlayan etkinlikler ve atölyeler yapıyoruz. Veli ve öğretmenler için gerçekleştirdiğimiz sunumlarla eğitim ve sevginin önemini anlatmaya çalışıyoruz. Proje yaptığımız her okulun kütüphanesini kitaplarla, anasınıfını oyuncaklarla zenginleştiriyoruz. Mektup arkadaşlığı sayesinde, proje gerçekleştirdiğimiz okullardaki kardeşlerimizle bağımızı koparmayıp onlardan güzel haberler alıyoruz.

Bir Çocuk Bir Kalem Projesi ile içlerindeki yazarı keşfeden geleceğin büyük yazarı çocukların hikaye, şiir, deme gibi yazı türlerindeki edebi eserlerini www.bircocukbirkalem.com adlı sitemizde yayınlayarak çocukların özgüvenlerini ve başarabileceklerine olan inançlarını pekiştirerek neler yapabildiklerini herkese göstermelerinde aracı olmak.

Çocuk Şenliği Projesi, Bir El de Sen Uzat Anadolu’ya Projesi’nin gerçekleştiği köy okullarından yaklaşık 100 öğrencinin (öğretmenleriyle birlikte) İstanbul’a gelerek 4 gün boyunca Marmara Üniversitesi örneği üzerinden üniversite ve bölümler hakkında yerinde bilgi edinmelerini sağlamaktır.

Yarının Umudu Projesi’nin temel amacı üniversiteye hazırlanan 12. sınıf ya da mezun öğrencilerin yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle sınava hazırlık sürecinde eğitimlerinin aksamasına engel olmaktır. Projede her öğrencimizin mentoru sınava hazırlık sürecini takip ederken eğitmeni de yapamadığı konularda (Türkçe ve matematik derslerinde) konu anlatımı ve soru çözümü ile destek sunar. Dernek aynı zamanda öğrencilerin ihtiyaç duydukları sınav materyalleri konusunda da destekte bulunur.

Bir Kitap da Senden Olsun Projesi’nde Bir El de Sen Uzat Anadolu’ya Projesi ile gittiğimiz her okula kütüphane kuruyor, gidemediğimiz okullara da yine kitap desteğinde bulunuyoruz.

Bir İlmek de Senden Olsun Projesi, kış aylarının yoğun kar yağışlı ve soğuk geçtiği köylerde eğitimlerine devam eden öğrencilere gönüllülerimizin el emekleriyle ördükleri atkı ve berelerin ulaştırılmasını sağlıyoruz. Çocuklar arasında ayrım olmaması adına atkı ve bereler tek renk ve benzer modellerde örülmektedir.

Umut Ağı Projesi, 2020-2021 yıllarında pandemi ile birlikte Bir El de Sen Uzat Anadolu’ya Projesine zorunlu bir ara vermek durumunda kaldık. Köy okullarında gerçekleştirdiğimiz atölye çalışmalarını çevrimiçi platforma taşıdık. 17 farklı konudaki atölye ile anasınıfından 8. sınıfa kadar 617 öğrenciye 179 gönüllü ile proje gerçekleştirdik.

Anadolu Postası Projesi ile İstanbul’da bulunan liselerde sosyal düşünce ile topluma bakış, empati yeteneğini geliştirme, sosyal sorumluluk ve gönüllülük başlıkları altında gençleri sosyal sorumluluk projelerinde görev almaya teşvik edici sunumlar gerçekleştiriyoruz.

Bir İlmek de Senden Olsun Projesi ile gönüllülerimizle birlikte ördüğümüz atkı ve bereleri kışın zor geçtiği yerlerdeki kardeşlerimize gönderiyoruz.”

 

Dernekte üye-gönüllü olma süreci nasıl ilerliyor?

“Projelerimizde gönüllü olmak için her proje öncesi sosyal medya hesaplarımızdan bir başvuru formu yayınlanıyor. Gönüllü olmak isteyenler bu formu doldurarak diledikleri projeye başvuru yapabilirler. Başvuru yaptıktan sonra olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılıyor. Olumlu olduğu takdirde projeye katılabiliyorlar. Bunun haricinde dernek üyesi olabilirler. Dernek üyesi olabilmek için de sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla bizimle iletişime geçebilirler. Dernek üye aidatını (25 TL) yatırıp üye kayıt formunu doldurduktan sonra dernek üyemiz olabilirler.”

Dernek faaliyetlerinin maliyeti nasıl organize ediliyor?

“Dernek faaliyetlerinin maliyetleri genel olarak iş birlikleri, üye aidatları, gönüllü bağışları ve sponsorluklarla organize ediliyor.”

 

BÇBU’yu diğer STK’lardan ayıran/ farklı kılan şeyler nelerdir?

“Bir Çocuk Bir Umut Derneği olarak biz eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırabilmek adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaları yaparken de öncelikli hedefimiz öğrencilere yanlarında olduğumuzu hissettirebilmek, rol model olmak, başarabileceklerine dair inançlarını artırmak ve sosyal sorumluluk projelerini yaymak. Birçok STK özellikle Anadolu’da düzenlediği projelerde maddi yönüyle kalmakta, biz ise direkt olarak öğrencilere dokunmak için yola çıkmaktayız. Bu anlamda da diğer STK’lardan ayrıldığımızı düşünüyoruz.”

 

Son olarak söylemek istedikleriniz?

“Birçok proje ile gördük ki güzel olan her şey paylaştıkça çoğalıyor. İyinin, doğrunun ve güzelin yolundan ayrılmadan gönüllü olmak çok güzel. Daha gidecek çok yolumuz var!”

 

Bir Çocuk Bir Umut Derneği Gönüllülerine Sorduk

Sizin için gönüllülük nedir?

Meryem Bahar Karakaş: “Fedakarlıktır. Kendi hayatından başka hayatlarında olduğunu bilmektir.”

Ayşe Begüm Yücel: “Karşılık beklemeden yaptığın, ruhumu besleyen tüm faaliyetlerdir.”

Zehra Demir: “Bence gönüllülük; bu dünyada var olma sebebini ararken girdiğin kapılardan biri.”

Ferhat Artan:Benim için gönüllülük çoğu zaman bakıp geçtiğimiz şeyleri bu sefer görmektir.”

Muhammed Furkan Yurdusev: “Benim için gönüllülük; birinci şahıslara veda edip biz olmaktır, biz olmak ve biriciklere dokunmaktır.”

Şermin Altınel: "Hayat paylaştıkça güzelleşir" tezinden yola çıkarak iyi olan her şeye gönül vermektir.”

 Bir Çocuk Bir Umut Derneği'ni nasıl tanımlarsınız?

Burçin Akay: “Bir Çocuk Bir Umut Derneği’ni aile sıcaklığı ve samimiyeti ile birlikte yollarda olan, kendisini geliştiren çocuklara faydasının dokunmasını amaçlayan bir dernek olarak tanımlarım.”

Mehmet Emir Cangir: “Amacı gerçekten “gönüllülük” olanları kucaklayan, 12 seneden uzun bir zamandır içinde gerçek gönüllülüğü barındıranların el birliğiyle “eğitimde fırsat eşitliği” için savaş veren ve bu eşitsizliğin sona ermesi için çaba sarf eden, tamamı gönüllülerden oluşan bir sivil toplum kuruluşu olarak tanımlayabilirim.”

Zeynep Orhan: “Bu güzel aileyi umut, emek ve hassasiyet olarak tanımlardım. Umut diyorum çünkü gittiğimiz köy okullarında öğrencisinden velisine, müdüründen öğretmenine herkese umut olmayı amaçlıyor. Sadece bununla da kalmıyor, biz gönüllülere umut oluyor ve bize nasıl başkalarına umut olabileceğimizi öğretiyor. Emek diyorum çünkü Bir Çocuk Bir Umut'un umut olabilmesinde binlerce gönüllünün ve çocuğun emeği var. Hassasiyet diyorum çünkü insanlara umut olurken o kadar özverili bir hâl benimsiyor ki yaptığı her iş samimiyetle var oluyor. Bir çocuğun gülümsemesi, yeni bir şey öğrenmesi, kitap okuması ve daha nice şey bu hassasiyet sayesinde oluyor. Bütün bunların yanında gönüllülerine bir aile oluyor ve sevgiyle herkesi kucaklıyor. Bir Çocuk Bir Umut ile projelere giderken, etkinlik yaparken kendimi oraya ve yaptığımız şeylere ait hissediyorum ve bu aidiyetin öncelikle gönüllülere sonra da Bir Çocuk Bir Umut'un ulaşmak istediği herkese iyi geldiğini ve geleceğini biliyorum.”

Sizi BÇBU'da gönüllü olmaya iten motivasyon nedir?

Yakup Bahadır Subaşı: “Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklara gösterilen dünyadan farklı bir dünyayla tanışmalarına, geleceklerinin inşasında ufak da olsa bir etkimin olmasıydı.”

Arzu Ulu: “En önemlisi, otobüsün okula ilk vardığı anda yüzlerde gördüğüm mutluluk ve neşe saçan cıvıl cıvıl küçük kardeşlerim. “Abla abla nereden geldiniz, niye geldiniz?” diye aldığım heyecanlı sorular. Gün içindeki etkinliklerde aldığım geri dönütler, müzikli oyunlar etkinliğinde çocuklarla hep birlikte eğlenmek, şarkı söylemek hatta yeri gelince birlikte enstrüman olmak, minik bilim etkinliğinde deneyin sonuçlarına her çocukla ilk kez olduğu gibi şaşırmak, kardeşlerimizin deneye karşı meraklı bakışlarına şahit olmak... Proje sonunda çocuklarla olan son dakikalarımızda çoğunun yüzünde gördüğüm umut dolu bakışlar... Daha nice mutlu olduğumuz anlar. Başka bir köyde başka bir okulda başka kardeşlerimize şahit olmak için ta ki eğitimde fırsat eşitsizliği bitene kadar yolda olmak.”

Şermin Altınel: “Benim için BÇBU sevginin ve umudun her zaman var olduğunu, gönül veren gençlerin bir araya gelerek bunu kanıtlamış olduklarını görmek, uzak yakın demeden çocukların sevincini paylaşma ve olabildiğince genç kalmak.”

Mehmet Emir Cangir: “Gönüllülük kavramını BÇBU dışında başka STK’larda da gözlemleyebiliriz belki ancak faaliyetlerinde yer alan her gönüllünün tam ve eşit emeğiyle, tüm faaliyetlerini elbirliğiyle ve samimiyetle gerçekleştiren bir STK olması birinci motivasyonum. Diğer STK’larda olduğu gibi keskin bir ast-üst, yönetici-gönüllü ilişkisinin bulunmaması ve proje koordinasyon ekiplerinin işlerinde çok iyi olması faaliyetlerde aksama yaşanmaması ve her faaliyetin gerçek amaca tam anlamıyla ulaşıyor olması ikinci motivasyonum. Yüzlerce çok sevdiğim insanın içinde yer alması da üçüncü motivasyonum ve tabii ki köy okullarında tanıştığım binlerce kardeşimle kurduğum o duygusal bağ, onlara katkı sağlayabildiğim hissi, onların sevgisi ve benim onlara olan sevgim de son motivasyonum.”

Sizin için projede bir gün nasıl geçer?

Meryem Bahar Karakaş: “Projede her şeyi unutuyoruz. Kim olduğumuz, kimliklerimiz, görüşlerimiz, düşüncelerimiz… Herkes bunları İstanbul'da bırakıyor ve otobüse öyle biniyor. Bu şekilde yalnızca çocuklara odaklanıyoruz. 2 gün çok yorucu geçse de bunu İstanbul'a dönüp yatağıma uzandığım zaman anlıyorum ama projede yaşadığım mutlulukla hiç uyumadığım kadar rahat uyuyorum ve yorgunluğum geçiyor.”

Şermin Altınel: “Projenin başlangıcındaki heyecan sonunda kucak dolusu sevgi ile tamamlanır.”

Veyis Hüseyin İmrek: “Bir günlüğüne de olsa dünyayı değiştirebileceğine inandığın çok kıymetli bir gün.”

Dernek faaliyetlerinin sizde bıraktığı etkiler nelerdir?

Ayşe Begüm Yücel: “Olumlu ve olumsuz etkileri mevcut aslında. Olumlu olarak empati duygumum, sosyal iletişimimin kuvvetlenmesi örneklerini verebilirim. Olumsuz olarak ise ülkemizin eğitim açısından ne kadar geride kalmış bölgelerinin olduğunu görmek, Dünya ve teknoloji gelişirken buradaki insanların yerlerinde saydıklarını, başka şeylerin umurlarında olmadığını görmek bir çarpan etkisi yapıyor açıkçası.”

Arzu Ulu: “Projeden döndüğüm akşam kendimi bir rüyadan uyanmışçasına hissediyorum. Projede yaşanan bir hafta sonu sanki bütün gönüllülerin olağan gündelik hayatını kenarda bırakıp otobüse adım attığı anda rüyaya daldığı bir yolculuk. Biz gönüllülere psikolojik olarak sağladığı katkılar yanında küçük de olsa geleceğimiz için faydamız olduğunu düşünmek, ardımızda bıraktığımız miniklerin geleceğe daha umut dolu bakmasına vesile olduğumuzu görmek ve hissetmek, bunları bilmek kendimi daha huzurlu hissetmeme neden oluyor.”

Burçin Akay: “İlk projemde hissettiğim duyguyu ilk günkü gibi hatırlıyorum ve sanırım oradaki yaşadığım duyguyu daha sonra hiçbir yerde yaşamadım. Sonrasında çevreme anlatma isteği doğdu. Bazı duyguları daha yoğun yaşamamı sağladı.”

BÇBU'da gönüllü olmak size ne kattı?

Yakup Bahadır Subaşı: “Memleketin güzel çiçekleri; engebeli dağların, tozlu, virajlı yolların ardında sulanmayı bekliyor. O çiçeklerin bir güneşe ihtiyacı var. BÇBU bana o çiçeklere güneş olabileceğimi gösterdi. Bu memleketin evlatları Türkiye’den tüm dünyaya hoşgörüyü, iyiliği, adaleti taşıyabilecek saf duygulara sahip. Tek yapmamız gereken onların elinden tutmak. İşte BÇBU da o çocuklara el uzatmamıza vesile oluyor. Nitekim “Akar gideriz aldırmadan yollarda/Lakin yolda düşenlerden, yolda kalanlardan soruluruz.””

Bekir Bozkurt: “"Herhangi bir çıkar beklemeden bir şeyler için uğraşılıyorsa bu işin sonunda saflık, berraklık vardır." cümlesinin doğruluğunu öğrendim.”

Zehra Demir: “Kalpten gelenin başka kalbe de şifa olabileceğini gördüm. Ben online tasarım gönüllüsü olarak başladım ve devam etmekteyim. Yüz yüze bir projede yer almadım henüz. Ama yıllarım bu insanlarla geçmiş gibi hissediyorum ve aynı gayede fikirler üretiyor olmak o kadar keyifli ki umarım katlanarak büyür ailemiz ve giderek artar emeklerimiz.”

Veyis Hüseyin İmrek: “Kendi dünyamın dışında belki binlerce dünyayı tanımama ve dokunmama sebebiyet verdi. Yetmezmiş gibi çok güzel dostluklar kattı.”

Mehmet Emir Cangir: “Kesinlikle en başta iletişim yeteneği kattı. Bir amaç kattı. Toplum genelinde bireylerin standart hedefleri ve amaçları meslek sahibi olup aile kurmak, çocuk yetiştirip kendi geleceğini inşa etmektir. Ancak BÇBU’da gönüllü olmak insana bu standart dışına çıkma fırsatı tanıyor. Bireysellikten/bencillikten uzaklaştırıyor ve kesinlikle kişinin hayata bakışı daha entelektüel bir noktaya evriliyor. Sosyalleştiriyor, arkadaş çevresini genişletiyor ve bu yolla mental sağlığı da güçlü tutuyor. BÇBU’ya dair içerisinde herhangi bir emare bulunan her şey sıcak ve güzel geliyor, bu insan ya da başka bir nesne. Bu standart yaşantıda insanın başına ailesi, eşi, sevdiği, çocuğu vs. dışında kolay kolay gelmeyecek bir şeydir. Bir Çocuk Bir Umut’u bana gösteren ve hayatıma sokan, Bir Çocuk Bir Umut’ta yer almamı ve sürekli gönüllü haline gelmeme fırsat, imkân tanıyan herkese büyük bir minnet borcum var.

 

Bir Çocuk Bir Umut Derneği hakkında daha detaylı bilgi içiN www.bircocukbirumut.com‘u ziyaret etmeniz yahut KOCAV öğrencilerinden Nilhan Nur Dilekli veya Merve Öksüz’e selam vermeniz yeterli.