ESAT KABAKLI DİVAN SOHBETİ

                KOCAV Divan Sohbetleri programının 09 Mayıs Cuma akşamki konuğu Türk Halk Müziği Sanatçısı Esat Kabaklı idi.

         Esat KABAKLI önce “Esat KABAKLI kimdir?” sorusunu cevapladı. Elazığ’da 1954 yılında dünyaya gelen Esat Kabaklı Lisans eğitimine de Elazığ’da devam etti ve oradan İstanbul Teknik Üniversitesi Türk musikisi devlet konservatuarını bitirdi. 1982 yılında TRT Erzurum Radyosu Türk Halk Müziği Ses Sanatçılığı Sınavını birincilikle kazanan ve Erzurum Radyosunda bir yıl görev yapan Esat Kabaklı, 1986 yılından itibaren TRT İstanbul Radyosunda on iki yıl süre ile görev yaptı. 1998 yılında tekrar İ.Ü. Devlet Konservatuarına geçti. Halen bu kurumda, sanatçı öğretim görevlisi statüsünde Türk Halk Müziği Topluluğunun Şefliğini yürütmektedir.

     Esat Kabaklı milletimizin kültüründe ve geleneklerinde bulunan en mühim deyimlerinden “Türkü yakmak” deyimi ile ilgili bir soru üzerine; türkünün acıklı zamanlarda yakıldığını belirtti ve bu değerlerin toplumsal hafızada mühim değerler olduğunu söyledi. Bu konuda TRT’nin hareketli müzikleri daha ön planda tutmasının da çok makul olmadığını söyleyen Kabaklı hareketli müziklerin muhtevasının daha hafif olduğunu ekledi. Çünkü yakılan türkülerde söz ağır ve mana derindi. Bütün bu olanlar halkın ihtiyaçlarını tatmin etmiyordu. Çünkü bizim milletimiz hüzünlenerek rahatlıyordu.

     Ozan Arif ile neden beraber çalışmıyorsunuz sorusuna ise; “Ozan Arif bizim ağabeyimiz fakat biz Ozan Arif’e benzemiyoruz. Kendisi söylemek istediğini direk söyler kör göze parmağını sokar. Biz ise toplumun müşterek değerlerine değmeyi amaçlıyoruz.” Şeklinde cevap verdi. Ardından iki tane eserini okuyan kabaklı türkülerin acıklı olmasına rağmen bir umut ihtivasına sahip olduğunu belirtti: “Bizim ‘Kızıl Elma’mız var. Umutsuzluğa hayatımızda yer yok. Her durumda hep ümit var olduk.” Bu sözlerin manasını  “Kerkük’ün Zindanı” isimli eserde şu dizelerde görebiliriz:

“Gök kubbeyi sarsa mazlum feryadı.

Elbette bir gün güler bize seneler”

     Bu sözlerin ardından türkülerle gönlümüzü serinleten programda sırasıyla;  Gel gayrı, Nefer Şehit Ordu Gazi, Bil oğlum, Çırpınırdı Karadeniz, Üç Kardeş Türküleri okundu. Türkiye’m isimli eser ile nihayete ermesini istemediğimiz bir programı daha geride bıraktık. Esat Kabaklı memnuniyetimizi gözlerimizde olacak ki gençlerin gözündeki ışığı beğendiğini ifade ederek bizlere veda etti.

Oruç Kağan Kaplan (Gelişme 2)

 

 

               

 

.

ESAT KABAKLI