ERMENİ KOMİTECİLİĞİNDE BULGARİSTAN ÖRNEĞİ

''1915'den 2015'e Tarih Muhasebesinde Ermeni Meseleleri'' üst başlığı ile gerçekleştirilen Konferans/Panel/Açıkoturum dizisinin Ocak ayı ilk konuğu Yrd. Doç. Dr. Bülent Yıldırım oldu. Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Yıldırım, Yurt Dışındaki Ermeni Komite Faaliyetleri: Bulgaristan Örneği adlı konferansıyla, 17 Ocak 2015 Cumartesi günü Vakfımız Erol Güngör Kültür Merkezinde bizlerle idi. Geniş katılımın olduğu konferans, Prof. Dr. Musa Taşdelen'in açış konuşmasıyla başladı.

Prof. Dr. Musa Taşdelen "Günümüzde yaşanan birçok mesele bize geçmişten miras kalan meseleler. Osmanlı Dönemi’nden kalmıştır Ermeni meselesi. Büyük devletlerin bir diplomatik alet olarak vasıta ve araç olarak kullandığı bir meseledir. Her devlet kendi menfaatleri istikametinde bu meseleyi kullanmıştır. Ermeniler hedeflerine ulaşabilmişler midir? Hayır, aslında ulaşamamışlardır. Bundan sonra ulaşabilirler mi? O da zor görünüyor. Biz Anadolu’ya geldiğimizde İsmail Hami Danişment de Osmanlı Tarihi’nde belirtir, belki Müslüman Türkler’e en yakın davranan Ermeni azınlıktı. Onlar bu nedenle Millet-i Sâdıka adını almışlardı’’ dedi.  

Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Yrd. Doç. Dr. Bülent Yıldırım konuşmasına soykırım iddiaları çerçevesinde sadece 1915 olaylarına odaklandığımızı meselenin önü ve ardıyla ilgilenmediğimizi vurgulayarak başladı. Bu vurgunun ardından sözlerine şöyle devam etti:

"Burada aktarmaya çalışacağım konu da özellikle 1890 ve 1915’e kadar Ermeni komitelerinin yurtdışındaki faaliyetlerinden Bulgaristan’daki faaliyetleri üzerine olacak. Öncelikle Bulgaristan ile Ermeni nasıl ikisi bir araya geldi ondan bahsedelim. Bizans imparatorluğu mezhep farklılığı dolayısıyla Ermeniler’ e pek iyi davranmıyor zaten daha sonra ki dönemlerde de özellikle mesela 1600lü yıllarda Polonyalı Simeon diye bir Ermeni bir seyyah var o Anadolu’yu dolaşıyor, İstanbul’a da uğruyor bu tarihte diyor ki Bizans Dönemi’nde tüccar olarak bile İstanbul’a giremeyen Ermeniler şimdi çok rahat bir şekilde İstanbul’ da yaşıyorlar hatta padişah üç tane Rum kilisesini de Ermeniler’ e bahsetmişti, övgüyle bahsediyor. Bizans İmparatorluğu’nun bir metodudur sürgün. Bunu başka halklara da uygulamıştır. Bir iskân metodudur sürgün. Ermeniler’ in yaşadığı coğrafya da Bizans kontrolünde olduğu için o dönemde. Bu 578’de başlıyor yaklaşık olarak 1170’lere kadar dönem önem Ermeniler’ e çeşitli bölgelere olduğu gibi, Trakya ve Balkanlar bölgesine, Bulgaristan’a da gönderiyor. Tabi bunların sayısı çok fazla değil o dönemlerde.

Bulgaristan’a dönecek olursak, Bulgaristan’da bu Ermeni komiteleri nasıl örgütlenmeye başlıyorlar? 1887de Hınçaklar kuruluyor. Berlin Antlaşması’yla uluslararası siyasi bir metinle Ermeni meselesi 61.maddesiyle girmiş oluyor. Ayestefanos’da da 13.maddedeydi. Sonra silahlı mücadele başlıyor. 19.yüzyılın ortaları kültürel bir uyanışın uyandırılışın insan hakları vasıtasıyla sonra uluslararası bir süreç sonrasında da silahlı komitelerin kurulması başlıyor. Süreç olarak ilk Amerikan komitesi var. 1887de Hınçaklar var. 1890da da Taşnak komitesi var. Bu komiteler kurulduktan kısa bir süre sonra bakıyoruz ki bunlar yurtdışında pek çok noktada örgütleniyorlar. Bu örgütlendikleri yerlerden bir tanesi de Bulgaristan. Hınçaklar ikiye ayrılıyor. 1896’da başka bir komite kuruluyor. Bunlar ikiye ayrılıyor, her örgütün Bulgaristan’da şubeleri var. 1890’da kurulan Taşnaklar da yine Bulgaristan’da örgütlendiklerini görüyoruz. Niye Bulgaristan’ı tercih ediyorlar? Birincisi, Bulgar milliyetçiliğiyle o dönemdeki ermeni milliyetçiliğinin hedefleri örtüşüyor. Her ikisinde de düşman Osmanlı Devleti. Bulgarlar hem resmen bağımsız olmak istiyorlar hem de Makedonya’nın da kendilerine bağlı olmasını istiyorlar. Batı Trakya tarafından Ege denizine çıkış sağlamak istiyorlar. Bize karşı toprak talepleri var. Makedon-Bulgar komitelerini kuruyorlar. Ermenilerle aynı tarihlerde komite faaliyetleri başlıyor ve sonra Bulgarlar için Ermeni komite faaliyetlerinin Doğu Anadolu bölgesinde olması büyük bir avantaj getirecek. Hem Makedonya ile Batı’da gayr-i nizami harple mücadele verecek Osmanlı Devleti hem de Doğu’da pek çok yerde Ermeni komiteleriyle mücadele edecek. Bu sebepten dolayı Ermeni komitelerini o zamanki Bulgar yönetimi kucak açıyor. Bulgaristan’ın Ermeni komiteleri için jeopolitik bir önemi var. Eğer Bulgaristan’da örgütlenirseniz Karadeniz yoluyla kontrolündeki Kafkasya’ya geçebilirsiniz Varna’dan Burgaz’dan. Rusya’ya rahat gidebilirsiniz. Osmanlı-Bulgaristan sınırından karayoluyla İstanbul’a geçebilirsiniz. Coğrafya olarak çok uygun bir nokta. Bir de hedefiniz aynı buradaki komitelerle, ülkeyle ve ciddi bir teşkilatlanma oluyor. Neler yapıyorlar Bulgaristan’da Ermeni komiteleri? Bizim için dikkat çekenler biri 1901 yılında Filibe’de Taşnaklar’a bağlı Patorik isimli bir örgüt kuruluyor. Fırtına manasına geliyor. Bu örgütün kuruluş sebebi ise o sırada bir maddi darboğaz yaşıyor Taşnaklar, zengin Ermenilerden haraç toplamak. Bunu vergi toplamak diye yazmışlar. Bu amaçla çeşitli kişileri tehdit edip para almaya çalışıyorlar. O sırada bakıyoruz ki Ermeni komiteleri kendilerine destek vermeyen Ermeni din adamları olsun tüccarlar zenginler olsun, Ermeniler’ in Ermeniler’ i öldürmeye başlandığınızı görüyoruz. Bu şekilde Ermeni kamuoyunu kendi kontrolleri altına almaya çalışıyorlar silah yoluyla. Patorik örgütü gerçekten de başarıya ulaşıyor. 1904’de 3.dünya komitelerini topluyor Taşnaklar Sofya’da yapıyorlar bunu.  432.500 frank bir para topluyor. Bu parayı Abdülhamid suikastında kullanıyorlar. 1905de yine Azerbaycan’da Ermeniler’ in saldırıları var oradaki Azerbaycan Türkler’ ine yönelik, o saldırılarda kullanıyorlar. Birinci dünya savaşının başlarında tekrar bu örgüt harekete geçmeye çalışıyor ama başarılı olmuyor pek çünkü o zaman da para kaynağı lazım, bir sürü faaliyet yapacaklar. İnandıkları şey; artık birinci dünya savaşı başladı, Osmanlı Devleti parçalanacak ve Ermeni devletini kuracağız. Ama bu başarısız oluyor. 2. Abdülhamid suikastının planlanması yer Taşnaklar’ın Bulgaristan şubesi vasıtasıyla olmuştur." diyerek konuşmasına son veren Yıldırım Ermeni soykırımı ve Ermenilerin yaptığı zulümler hakkında bilinmeyen birçok noktaya ışık tuttu ve bu şekildeki birçok noktayı aydınlattı. Sorulan soruların ardından program sona erdi.

 

 

  Samet ÖZDEMİR

    Gelişme 2