"BU TOPRAKLARIN ELİF-BASI SELÇUKLULARDIR"

KOCAV, 2014 yılının Konferans/Panel/Açık Oturum dizisinin ilk faaliyetini Medeniyet, Sanat ve Estetik üst başlığı altında Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Öğün Bezer'in sunumu ile, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Medeniyet Anlayışı adlı konusuyla gerçekleştirmiştir.  Vakfımız tarafından gelenekselleşen Ahde Vefa sunumunun bu ayki ismi Arif Nihat Asya idi. Sunumu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi ve aynı zamanda Vakfımızın Gelişme 1 öğrencisi olan Oruç Kağan Kaplan yaptı.

Selçukluların, Türkiye tarihi açısından önemine vurgu yapan Bezer, "Selçuklular bu toprakların Elif-Basıdır" dedi. Selçukluların, Oğuz Boyu’nun Kınık koluna mensup olduğunu ve Orta Asya’dan sosyal, siyasal, ekonomik şartlar nedeniyle Hazar bölgesinin kuzeyine göç edenlerin aksine bu sefer ki güzergâhın ilahi işaretle Hazar bölgesinin güneyine muhaceretin vuku bulduğunu ve böylelikle Selçukluların İslamiyet’le müşerref olduklarını belirti.

Müslüman olmalarıyla birlikte, Türkleri, İslam dünyasını ve dünyayı ilgilendiren önemli bir dönüm noktası gerçekleşmiştir. Bu muazzam imtizaç 1040 Dandanakan Savaşı ve Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulması ile taçlandırılmıştır. Yeni bir yurt arayışıyla gelen Türkler, sultanlarının bilinçli bir politikası ile hem yurt arayışında bulunmuş hem de cihat anlayışını gerçekleştirmesini sağlayarak Anadolu’ya yerleşmişlerdir. 1071 Malazgirt Savaşı ile de tarihi bir dönemeç gerçekleşmiş, Bizans Devleti’nin omurgası kırılmış ve artık Anadolu vatanlaştırılmaya başlamıştır.

Türklerin taht kavgaları, Tuğrul Bey zamanında da devreye giriyor ve Sultan vefat etmeden Amcazadesi Kutalmış, hak iddia ediyor. Fakat savaşta vefat etmesiyle dört oğlunu rakip olmasın diye Alpaslan tarafından hapse atılıyor. Fakat Fatimi fedaisi tarafından Alpaslan’ın şehit edilmesiyle hapse atılanlar Anadolu’ya kaçmayı başarıyorlar. Aralarında, Süleyman Şah, 1075’de İznik’i fethederek, Bizans’ın ensesinde soluğunu hissettirmeye başladı ve Bizans’ı kontrol altına aldı. Büyük Selçuklu Devleti’ne rağmen ve onay almadan Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurdu. 35 seneden beri Anadolu’ya gelen Türkleri bir çatı altında toplanmasını sağladı. Karadeniz’in kuzeyinden göç eden Türklerden farkı ise Avrupa’ya o bölgeden gidenler şuan yok olmasıdır. Türklerin Müslüman olması, iki değerli katkı sağlamıştır. Biri, Bizans Müslümanlara karşı yeni ataklar yapmaya başlamıştı ve Türkler, Müslümanları bu atağa karşı korudu. İkincisi ise Şii hareketi nedeniyle İslam dünyası bölünmüş halde idi. Mısır, Endülüs ve Abbasilerde halifelik makamı bulunmaktaydı. Selçuklu Türkleri, müfrit şia olan Haşhaşi’lere karşı önlem almak için medreselerin açılmasını sağlayarak zemin hazırlamıştır.


Farklı bakış açılardan konuyu ele alan Bezer tarih şuuru kazandırmanın idrakiyle muntazam anlatımının ardından sorulan soruların cevaplanmasıyla program son buldu.                                                              

PROF. DR. GÜLAY ÖĞÜN BEZER