AHLAKİ DEĞERLERİN MUTLULUĞA ETKİSİ

KONFERANS / PANEL / AÇIKOTORUM

Kaybolan Ahlakın Peşinde

“Ahlaki Değerlerin

Mutluluğa Etkisi”

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Üsküdar Üniversitesi

İnsan ve Toplumbilimleri Fakültesi

Sosyoloji Bölümü

EGKM Ömer Lütfi Mete Salonu

13 Ocak 2018 / 17.00

Ahde Vefâ

Hafız Sadettin KAYNAK

Zeynep KILIÇ (İhtisas 2)

Hazırlayan

Ahmet ÇAY (İhtisas 2)

 

Kültür Ocağı Vakfı’nda her yıl gerçekleştirilen Konferans/Panel/Açık Oturum dizisi bu yıl da “Kaybolan Ahlakın Peşinde” üst başlığı altında gerçekleştiriliyor. Dizinin bu yıl gerçekleştirilen ikinci faaliyetinin konuğu Yrd. Doç. Dr. Zülfikar Özkan, “Ahlaki Değerlerin Mutluluğa Etkisi” başlıklı sunumuyla bizlerle oldu.

Yrd. Doç. Dr. Özkan, konuşmasına peygamber efendimizin “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” hadisini ve ahlaka dair bir dizi ayeti bizlere aktararak başladı. Ardında ahlakın hukuka kaynaklık ettiğini vurgulayan, ahlakın dışlandığı bir toplumsal yaşamın düşünülemeyeceğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Özkan, ahlakın hukuku hukukun da ahlakı etkilediğini örneklerle aktardı. Ahlakın en basit haliyle iyi ve kötüyü tartan bir terazi olarak ele alınabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özkan, Tolstoy’un gözünden toplumsal düzene dair değerlendirmelerde bulundu ve pozitif bilimlerin ahlakı dışlamasının yol açtığı olumsuzluklara değindi ve bu olumsuzluklardan sonra ahlaka geri dönüşün başladığını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Özkan, konuşmasının devamında vicdanın asla peşimizi bırakmadığını, her şeyi bir kenara bıraksak bile vicdansız olamadığımızı ve bu sebeple de salt maddi düşünemediğimizi ifade ederek, Suç ve Ceza adlı romanın ana karakteri Raskolnikov’un vicdanının ona teslim olmayı telkin etmesini örnek verdi. Konuşmasını Sonja Lyubomirsky’nin mutluluğa dair bilimsel çalışması ekseninde devam eden Yrd. Doç. Dr. Özkan, söz konusu bilimsel araştırmaya göre mutluluğu etkileyen faktörlerden yaşam şartlarının mutluluğa etkisinin %10, amaçlı etkinliklerin etkisinin %40, genetik faktörlerin etkisinin ise %50 etkili olduğunu ve bunlar içinden amaçlı etkinlikler dışında bireylerin etki edebileceği başka faktör olmadığını ve amaçlı etkinliklerle herkesin mutlu olabileceğini ifade etti. Sonja Lyubomirsky’nin amaçlı etkinlikler adına söylediklerinin Kuran’ın emirleri olduğuna örnekler vererek dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Özkan, mutluluğun odak noktasının süreklilik olduğunu ve bu sürekliliği sağlamak için Lyubomirsky’nin 12 tane amaçlı etkinlik tespit ettiğini ve dürüstlüğün mutluluğun temelini teşkil ettiğini ifade etti.

Dünyada başarılı olmuş insanların ortak özelliklerini vererek, ahlakın başarının temelinde yattığını bizlere aktaran Yrd. Doç. Dr. Özkan, insanlara şükranda bulunmanın mutluluğa etkisinin büyük olduğunu ifade ederek, şükranda bulunmanın aynı zamanda Kuran’da da mükafat sebebi olduğunun altını çizdi ve insanın kendisini başkalarıyla kıyaslamamasının mutlu olmak için önemli olduğunu ifade etti. Kişinin affetmeyi öğrenmesinin de ciddi bir mutluluk kaynağı olduğunu ve bunun da Allah’ın sıfatlarından biri olduğunu ve insanın üzerindeki yükü hafiflettiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özkan, bir topluluğa mensup olmanın da mutluluk için önemli olduğunu, iç huzuru sağlamada önemli bir merhale olduğunu söyledi. Aynı şeyin ibadet ederken de geçerli olduğunu ve bunlara ek olarak da vücut sağlığının mutluluk için çok temel olduğunu bizlere aktardı.

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar Özkan, ahlakın ya hiç göz önüne alınmadığı ya da ahlakın hayatın merkezine alındığı iki farklı anlayışın söz konusu olduğunu ifade etti ve ahlaktan uzaklaşmanın bizi mutluluktan uzaklaştırdığının toplumlar incelendiği zaman görülebildiğini belirtti. Paranın da mutluluğu doğrudan artırmadığını, maddi refahın çok fazla artmasına rağmen antidepresan kullanımının da çok fazla arttığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Özkan, “Sözün özü, karşımıza son merhalede şu geliyor: ahlaklı olmadan mutlu olmak mümkün değil, çünkü vicdan buna müsaade etmiyor, ıstırap veriyor. Zaten ahlak kurallarına uymayınca yaradılış amacımıza karşı geliyoruz, kendimizi etkisizleştiriyoruz” diyerek sözlerini noktaladı ve ardından gelen soruların cevaplanmasıyla konferansımız sona erdi.